180 exametre!
Küçük Macellan Bulutu bir cüce gökadadır. Samanyolu’nun yörüngesinde dolanan gökadalardan biridir ve Dünya’dan yaklaşık 200.000 ışık yılı uzaklıktadır. Bir ışık yılı, ışığın bir yılda kat ettiği uzaklıktır; yaklaşık 9,46 trilyon kilometredir. Standart bir sönük parlaklık düzeyine kadar ölçüldüğünde gökadanın uzunluğu yaklaşık 19.000 ışık yılıdır. Güney Yarımküre’den çıplak gözle görülebilir.
Bir gökadanın ışıltısı kenarlarına doğru yavaş yavaş sönükleşir. Gökadaları adil biçimde karşılaştırmak için gökbilimciler çoğunlukla her birini aynı çok sönük parlaklık düzeyine kadar ölçer. Bu yolla ölçülen genişliğe D25 denir.
1991 ve 2003 tarihli iki büyük gökada kataloğu da Küçük Macellan Bulutu için 316 yay dakikası D25 değeri verir. Bu, gökyüzünde yaklaşık 5,3 derecelik bir açıdır. Bir yay dakikası, derecenin altmışta biridir. Gökada öbür yönde daha dardır: 186–234 yay dakikası.
Gökyüzündeki bir açıyı gerçek bir büyüklüğe çevirmek için uzaklığı bilmek gerekir. 2020’de yapılan bir çalışmada örten çift yıldızlar kullanıldı. Bunlar, yörüngede dolanırken birbirinin önünden geçen yıldız çiftleridir.
Çalışmaya göre gökadanın merkezi 62.440 parsek uzaklıktadır; bir parsek yaklaşık 3,26 ışık yılıdır. Bu da yaklaşık 204.000 ışık yılı eder. Bu uzaklıkta gökadanın uzunluğu yaklaşık 5.700 parsek (19.000 ışık yılı), genişliği ise 11.000–14.000 ışık yılıdır.
Gökada aynı zamanda derindir: Dünya’ya doğru ve Dünya’dan uzağa doğru geniş bir alana yayılır. Aynı çalışmada, ölçülen yıldızların en yakını ile en uzağının uzaklıkları yaklaşık 10.000 parsek (33.000 ışık yılı) farklıydı. Gökada, Dünya’dan bakıldığında uzamış ve dik biçimde eğilmiş durumdadır.
Macellan Bulutları’nın günümüze ulaşan en eski kaydı, İranlı gökbilimci Abdurrahman es-Sufi’nin 964’te yazdığı Sabit Yıldızlar Kitabı’ndadır. Küçük Macellan Bulutu, adını kaşif Ferdinand Macellan’dan alır. Aralarında Macellan’ın da bulunduğu denizciler, okyanuslarda yollarını bulmak için bu bulutu kullandı.
Gökbilimciler, hidrojen ve helyumdan daha ağır tüm elementlere “metal” der. Küçük Macellan Bulutu, Samanyolu’ndan daha az metal içerir: yıldızlarında hidrojene oranla demir miktarı, Güneş’tekinin yaklaşık onda biri kadardır. Koşulları, Büyük Patlama’dan yaklaşık 2 ila 3 milyar yıl sonraki gökadalara benzer; evren o dönemde en hızlı biçimde yıldız oluşturuyordu. Bu yüzden Küçük Macellan Bulutu, o dönemde yıldızların nasıl oluştuğunu incelemek için yakın bir yerdir.
Gökadanın en etkin yıldız oluşum bölgesi NGC 346’dır. Bu, gökadada hâlâ hızla yıldız oluşturan tek büyük kütleli kümedir. Toz çoğunlukla metallerden oluştuğu için gökbilimciler orada çok az toz bekliyordu. Ancak 2023’te James Webb Uzay Teleskobu, NGC 346’daki genç yıldızların çevresindeki disklerde toz buldu. Tozun bu disklerde saptanması bir ilkti. Ekip, kayaç gezegenlerin evrenin tarihinde gökbilimcilerin düşündüğünden daha erken oluşmuş olabileceğini öne sürdü.